İL: TRABZON

AY-YIL:NİSAN-2008

TARİH: 04/04/2008  (1.HAFTA)

 

       Muhterem Müslümanlar!

  Hastalık da sağlık da bizim içindir. însanın, her günü bir değildir. Bazen sağlıklı bazen de hasta olur. Ağrılar sızılar içinde kalır. Gezip gören koşup eğlenen insanlar, yatağa bağlanınca, bu hal onlara çok ağır gelir. Bu neden­le, her gün görüp konuştuğu insanları özler, gelmelerini, kendisini ziyaret etmelerini bek­ler. Ziyaret, hastalara moral verir, gönüllerini ferah eder. İyileşme gücünü artırır. Bu sebep­le, hasta ziyareti mutlaka yapılmalıdır. Hasta ziyaretleri ister evlerde olsun, ister hastaneler­de olsun kısa tutulmalı, hastalar sıkıntıya so­kulmamalıdır. Onlara üzüntü verecek ulu orta konuşmalar yapılmamalıdır. Hz. Peygamber (s.a.s.), hasta ziyaretinin kısa olmasını tavsiye etmiştir. Hastanın yanına varınca; "Allah şifa versin", "sizi iyi gördüm", "iyiye gidiyorsu­nuz" şeklinde güzel sözler söylenmelidir. Unutulmamalıdır ki, ayeti-i kerîmede buyrulduğu gibi: "Şifayı veren Allah'tır."

Hastaya dua edilmeli, onun da duası isten­melidir. Peygamberimiz (s.a.s.): "Bir hastayı ziyaret ettiğin zaman onun duasını iste. Çünkü onun duası meleklerin duası gibidir"(3) buyurmuştur.

 

        Muhterem Müminler!

        Ziyaretler güzeldir, iyidir, hasta ziyaretleri daha da güzeldir. Çünkü ziyaretler, hastalara moral verir, sevgi ve dostluğu pekiştirir. Allah'ın rızasına vesile olur. İnsana sevap kazan­dırır. Bu sebeple hastaları unutmayalım, onları garip bırakmayalım. Mutlaka ziyaret edelim. İhtiyaçları varsa yardım edelim. Bu, insani ve İslâmî bir görevdir.

 

 

 

1- Tergib Terc., 6/448.

2- Tergib Terc., 6/456.

3- Tergib Terc., 6/456.

ek0007 - 0002-1.jpg

HASTA ZİYARETİ

Muhterem Müslümanlar!

    İslâm, hayatın her yönüyle ilgilenmiş, in­sanlara, en doğru ve mükemmel yolu göster­miştir. Hayatı güzelleştirip, yaşanacak hale ge­tirmek için, sosyal ilişkilere büyük bir önem vermiştir. Zira İslâm: Birlik ve dirlik içinde yaşamayı, karşılıklı sevgi ve saygı ile yardım­laşmayı, bedeni ve ilmi çalışmayı, özde, sözde ve işte, en güzele ulaşmayı, iyiye ve doğruya çağırmayı, kendimiz için istediklerimizi, baş­kaları için de arzulamayı ve toplum hizmetin­de iyi ve güzel şeyler yapmak için yarışmayı, daima ön plana çıkarmıştır. Çünkü onun hede­fi insanlar için sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir hayattır.

Bunun içindir ki İslâm, toplumu oluşturan bireylere birtakım görevler yüklemiştir. Bun­ların bir kısmını şöylece sıralayabiliriz: Müs­lümanların dertleriyle ilgilenmek, muhtaçlara ve düşkünlere yardım etmek, davet edenlerin davetine icabet etmek, cenazelere katılıp dini görevleri yerine getirmek ve hastaları ziyaret etmek.

Hastaları ziyaret etmek, insanların birbirle­rine karşı görevlerinden biridir. Yüce Peygam­berimiz (s.a.s.) müminlerin; hastaları ziyaret etmelerini teşvik etmiş, ziyareti kesenleri uyarmış ve bunu hoş görmemiştir. Ziyaretlerle ilgili hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır: "Hastaları ziyaret ediniz, cenazeleri kabir­lere kadar uğurlayınız (bu) size Ahıreti ha­tırlatır."(1)' "Kim bir hastayı ziyaret ederse, Allah'ın rahmetine dalmış olur."(2)

       Görülüyor ki sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) hasta ziyaretlerine büyük önem vermiş­tir. O, ashabını ev ev ziyaret etmiş, hal-hatırlarını sorarak, kendilerini memnun etmiştir. Hastalar arasında bir ayrım yapmamış, Müslüman olup olmadıklarına bakmadan herkesi ziyaret etmiştir