|
İL: TRABZON AY-YIL:NİSAN-2008 TARİH: 25/04/2008 (4.HAFTA)
|
|
Bir insan düşününüz ki. devletin bütün imkan ve
hizmetlerinden yararlanıyor, fakat vergi vermiyor veya eksik veriyor. Bunu dünya ve ahirette
izah etmek mümkün mü? Oysa devlet bütün bu hizmetleri başkalarının ödedikleri
vergilerle yapıyor. Bu kimse ödemesi gereken vergiyi ödemediği veya eksik
ödediği halde, başkalarının ödediği vergilerle yapılan hizmetlere ortak
oluyor. Böylece başkalarının hakkı, yani kul hakkı onun üzerine geçiyor. Kul
hakkını üzerine geçirmenin Allah katındaki vebal ve sorumluluğu çok ağırdır.
Yüce Rabbimiz kendine ait hakları dilerse affeder, fakat kul hakkı böyle
değildir. Onun sorumluluğundan kurtulmak için hak sahibine hakkını ödemek
veya hak sahibiyle helalleşmekten başka çare yoktur. Hak sahibi bilinen
kimseler ise onlarla helalleşmek mümkün olabilir. Fakat toplumla ilgili
hakların ödenmesi çok daha zordur. Vergi kaçırmak veya eksik ödemek,
toplumun hakkına el uzatmaktır. Bu konuda çok dikkatli olmak gerekir. Muhterem Müslümanlar! Vergi,
devletin devlet hizmetlerini yapabilmesi için şarttır. O halde herkes
mükellef olduğu vergiyi dinen eksiksiz ödemek zorundadır. Çünkü, devlet ve
kamu hizmetlerinin yürütülebilmesi için ihtiyaca, günün şartlarına ve
yurttaşların ödeme güçlerine göre vergiler koymak devletin hakkıdır. Devletçe
konulan vergilerin eksiksiz ödenmesi ise herkesin en kutsal bir vatandaşlık
görevidir. Bu itibarla yalan beyanda bulunmak veya hile yapmak suretiyle
vergi kaçırmak, yahut ödenmesi gerekenden daha az ödemek, devlet hazinesinden
mal çalmak, rüşvet almak, devletin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak, toplumun
hakkına el uzatmak demektir. Böyle bir davranış da şüphesiz en büyük günahlardandır. Dinimizde suç islemeye yardım etmekte suçtur. 0
halde vergi kaçırmaya yardımcı olmak, vergi kaçıranların defterlerini buna
göre düzenleyivermek. onlara yol göstermek te
günahtır.Allah katında sorumluluğu vardır. Vergi ödemeyenler kadar çeşitli
tutum ve davranışlarıyla vergi ödenmemesine sebep olanlar da suçlu olurlar. Aziz Cemaat! Şu cennet vatanda hür ve müstakil
bir devlet olarak yasamak, canımızın,
malımızın, ırz ve namusumuzun korunmasını, manevi değerlerimizin
muhafazasını, yurdumuzun ilerlemesini ve kalkınmasını istiyorsak hep beraber
çalışalım. Dini ve milli duygularla birbirimizi candan sevelim.
Vergilerimizi zamanında ve eksiksiz ödemeyi dini ve milli bir görev sayalım.
Allah ve Resulünün gösterdiği mutlu yoldan
ayrılmayalım. |
|
KAMU HAKLARI Muhterem Müslümanlar! İnsanlar çeşitli sebeplerle toplu olarak yasamak zorundadırlar.
Toplumda düzeni sağlamak, fertlerin haklarını korumak ve güvenliklerini temin
etmek için güçlü bir kuruluşa ihtiyaç vardır. Belirli bir ülkeye “Vatan",
yerleşmiş belirli bir insan topluluğuna “Millet” ve onları temsil eden egemenliğe
sahip bu kuruluşa da “Devlet” denir Toplum düzeninin sağlanması, ancak devlet
denilen güçlü bir kuruluşla mümkün olur. Büyük milletimiz tarih boyunca
nice devletler, imparatorluklar kurmuş; ilim. kültür ve medeniyette insanlık
âlemine öncü olmuştur. Yeryüzünde şerefli ve itibarlı bir devlet olarak
varlığımızı sürdürebilmemiz için en azından kalkınmış ülkeler seviyesine
ulaşmamız şarttır. Bunun için devletimizin ilimde, sanatta, teknolojide.
ticarette, ziraatte.. hasılı maddi-manevi her
yönden güçlü olması gerekir Devletimizin güçlü olması ise bütün
vatandaşlarımızın devletimize candan bağlı olmasıyla mümkündür. Devletimize
karsı en önemli mükellefiyetlerimizden biri de vergilerimizi zamanında ve tam
olarak ödemektir. Aziz Cemaat! Devletin
yapmak zorunda olduğu saymakla bitmeyecek kadar çok işi vardır. Yurdun
savunması için ordu beslemek,
orduyu günün şartlarına uygun silah, araç ve gereçlerle donatmak,
yurttaşlarımızın haklarını korumak, can ve mal güvenliklerini sağlamak,
eğitim, sağlık, ulaşım, beslenme gibi ihtiyaçlarını karşılamak. Bu hizmetlerle
ilgili daireler açmak: yollar, hastaneler, fabrikalar yapmak bu hizmetleri
yürütenlerin maaşlarını ödemek, işsizlere iş sahaları açmak; kimsesiz,
yaşlı, bakıma muhtaç yurttaşlara geçim imkanı sağlamak... Muhterem Kardeşlerim! Simdi
elimizi vicdanımıza koyup insaf ile düşünelim; vergi almadan bir devletin
yaşaması ve hepimizin yararına olan bu hizmetleri yapması mümkün olur mu?
Devletin sağladığı bu hizmet ve imkânlarla servet edinen kişilerin vergi
kaçırması din ve insafla bağdaşır mı? Böyle bir kimse başkalarının hakkını
üzerine geçirmiş, yanı kul hakkı yemiş ve kazancına haram karıştırmış olmaz
mı? |
|