|
İL: TRABZON AY-YIL:OCAK-2008 TARİH: 11/01/2008 (2.HAFTA)
|
|
Aziz
Mü’minler; Her şeyin bir sebebi olduğu gibi,
verem hastalığının sebebi de verem mikrobudur. Akciğer veremi olan hastaların
öksürük ve aksırıkları ile havaya saçılan bu mikroplar, güneş alan ve sık
havalandırılan pek barınamazlar. Güneş ışığı girmeyen evlerde, kahvehane,
sinema gibi kapalı ve havalanması iyi olmayan yerlerde ise günlerce, hatta
aylarca canlı olarak kalırlar ve bu havayı teneffüs edenlerin akciğerlerine
kolayca girerler. Bünyesi zayıf olanları bir-iki ayda hastalandıran bu
mikroplar, bünyesi kuvvetli olanları hemen hastalandırmasa bile, hayatlarının
herhangi bir döneminde hasta edebilirler. Mesela, bir kimse verem mikrobunu
kaptıktan 10 sene sonra bile hasta olabilir. Bu sebeple, veremden korunmak
için, bu mikrobu kapmamak esastır. Bunun için de güneş ışığı almayan ve
havasız olan yerlerde pek durmamalıyız. Aziz
Mü’minler; Allah’a
çok şükürler olsun verem bugün korkulacak bir hastalık değildir. Düzenli
kullanıldığı takdirde ilaçla 6 ila 9 ayda yüzde yüz tedavi edilebilmektedir
ve erken teşhis edildiği takdirde tedavi çok daha kolay ve başarılı
olmaktadır. Aziz
Mü’minler; Verem hastalığının başlıca
belirtileri şunlardır. 15 günden fazla süren öksürük, kanlı balgam çıkarma,
gece terlemesi, zayıflama ve halsizlik. Bu belirtilerden en önemlisi ise,
öksürüktür. Öksürüğü 15 günde geçmeyenler, kanlı
balgam çıkaranlar ya da diğer belirtilerden herhangi
birini kendinde hissedenler, hiç gecikmeden Verem Savaş Dispanserlerine,
verem dispanseri bulunmayan yerlerde ise en yakın sağlık kuruluşlarına
başvurmalıdırlar. Muhterem
Müslümanlar; Verem, sanıldığı gibi utanılacak
bir hastalık değildir. O halde verem belirtilerini hissedip de muayene
olmamak büyük günahtır. Çünkü böyle kimseler, kendilerinin sağlığı bir yana,
başta kendi çoluğu çocuğu olmak üzere başkalarının
sağlığını da tehlikeye atmaktadırlar. Aziz
Mü’minler Verem hastalığından korunmanın bir
yolu da aşıdır. Aşılanan kimseler verem mikrobunu kapsalar bile kolay kolay hastalanmazlar. Yüzde 80 koruyucu olan verem
aşısını çocuklarımıza doğdukları yıl içinde mutlaka yaptırmalıyız. Hastalığa
yakalanmamak için gereken bütün tedbirleri almalıyız. Yakalandığımız takdirde
ise, vakit geçirmeden tedavi çarelerine başvurmalıyız. Diyanet İşleri
Başkanlığının 03/12/2007 tarihli hutbesidir. ______________ 2- Fethul-Kebir
1/203 3- Bakara 195 |
|
VEREMDEN KORUNMA ÇARELERİ Muhterem
Müslümanlar; Yüce Rabbimizin bize verdiği
nimetlerin en önemlilerinden biri, hiç şüphesiz sağlıktır. Sağlık olmayınca
dünya insana zindan olur. İnsan her işten uzaklaşır; en çok sevdiği şeyleri
bile istemez hale gelir. Hatta Cenab-ı Hakk’a karşı ibadetlerini ve kulluk görevlerini bile tam
yapamaz. Bu sebepledir ki Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) bir hadis-i
şeriflerinde “Kuvvetli mü’min, zayıf mü’minden hayırlıdır. (1)” buyurmak suretiyle mü’minlerin maddeten ve manen güçlü olmaları gerektiğine
işaret etmiştir. Güçlü olmak için sağlıklı olmak
şarttır. Sağlıklı olmak için de sağlığımızı korumaya dikkat etmemiz gerekir.
Sağlıklı bir hayat, insanın dünya ve ahrette mutluluğuna erişmesi için en
önemli unsurdur. Buna işaret etmek üzere Peygamberimiz (S.A.V.) de “Ölmeden
evvel hayatın; hastalık gelip çatmadan önce sağlığın, ihtiyarlık gelmeden
gençliğin, meşgaleden önce boş vaktin kıymetini biliniz” (2) buyurmuşlardır. Hayat, sağlık ve gençliğin ne büyük nimet
olduğunu, bunları da elden kaçırmadan takdir etmek gerekir. Hayatın devamı,
sağlığın korunması ile çok yakından ilgilidir. Sağlığımıza zarar veren her
şeyden şiddetle sakınmalıyız. Hayat ve sağlık Cenab-ı
Hakk’ın kullarına ihsan ettiği birer emanet
olduğuna göre, bu emanetleri gerektiği şekilde korumak mü’minin
en büyük görevidir. Bunların korunmasında sorumsuz davranamayız.
Hastalıklardan korunmak için de ne gibi önlemler alınması gerekiyorsa hem ferd, hem de toplum olarak bunları yerine getirmekle
yükümlüyüz. Özellikle salgın ve bulaşıcı hastalıklardan korunmak hem dini bir
emir, hem de milli bütünlük ve gücümüzün devamlılığı için bir zarurettir. Bu
itibarladır ki Cenab-ı Hak Kur’an-ı
keriminde “Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayınız” (3) emri ile
karşılaşacağımız tehlikelere karşı önceden tedbir almamız gerektiğine işaret
buyurmuşlardır.
Muhterem Müslümanlar ; İnsan hayatını ve sağlığını tehdit
eden korkunç hastalıklardan biri de verem’dir. Bir zamanlar halkımızın
arasında; “ince hastalık” “iç hastalığı” “dermansız hastalık”
diye bilinen ve ölüm saçan bu hastalık, çok şükür ülkemizde bugün tehlikeli
hastalık olmaktan çıkmış, kontrol altına alınabilmiştir. Ancak hastalığın
meydana gelmesine yol açan amiller ortadan kaldırılmaz ve önleyici tedbirler
alınmazsa, yeniden eski tehlikeli durum ortaya çıkabilir. Bu bakımdan bu
hastalığın sebepleri iyi bilinmeli ve korunma çareleri terk edilmemelidir. |
|