İL: TRABZON

AY-YIL:OCAK-2008

TARİH: 25/01/2008  (4.HAFTA)

 

 

     Muhterem Müminler!

 

Dinimiz, burada saydığımız çevre sağlığı ile ilgi­li bütün şartların yerine getirilmesini emretmiştir. CenabHakk Kur'an-ı Kerim'de:

 

"Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayı­nız ."(4) buyurarak sağlığımıza zararlı olacak şeyler­den sakınmamızı emrediyor. Peygamberimiz (s.a.s.) de, halkın geçeceği yol üzerine veya gölgelenip isti­fade edeceği yerlere (su kenarlarına, mesken ve ci­varına) pislemeyi lanet ve nefrete sebep olacak iki şey olarak gösteriyor ve bunları yapmaktan sakın­mamızı emrediyor .(5)

 

Bir başka hadisi şeriflerinde de Peygamberimiz: "Allah güzeldir, güzeli sever. Temizdir, temizi se­ver. Kerimdir, kerimi sever. Cömerddir, cömer­di sever. Evlerinizi, iş yerlerinizi ve çevrenizi te­miz tutunuz. Yahudiye benzemeyiniz."(6) buyur­muşlardır.

 

     Muhterem Müminler!

 

Yüce Allah bizlere havasıyla, suyuyla, yemyeşil ormanları, masmavi denizleriyle sağlığımıza en el­verişli cennet gibi bir vatan ihsan etmiş. Bu cennet vatanı yaşanmaz hale getirmeyelim. Temiz, tertemiz bir ortamda sağlıklı ve mutlu bir hayat geçirelim. Böylece Allah'ın rızasına erişir, sevgisini kazanırız.

 

Hutbemizi Tevbe Suresi'nin 108. ayet-i kerime-siyle bitirelim:

 

"Orada öyle adamlar var ki, onlar çok temiz­lenmeyi severler, Allah (c.c.) da çok temizlenenle­ri sever."

 

 

  

________________

1- Tecrid-i Sarih Terc. c.12, sh. 390.

2- Müslim Terc. Şerhi c. 10, sh. 2664.

3-   3- Çevre Sağlığı Memurunun Rehberi (Ter cüme), sh.7.

4- Bakara, 195.

5- R. Salihin c.3, sh. 282-283. 6-Tac, c.3, sh. 162.

ek0006 - 0001-2.jpg

 

ÇEVRE SAĞLIĞI

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Allah'ın bizlere bahşettiği en değerli nimet sağlıktır. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerin­de; "İnsanların çoğunun kıymetini bilemeyip aldandığı iki nimet vardır. Bunlardan biri sıhhat, ikincisi boş vakittir ."(1) buyurarak sağlığın değerini belirtmişlerdir. Dünyaya hükmeden Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman da şu beytiyle, sağlığın öne­mini çok veciz bir şekilde ifade etmiştir:

"Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi."

 

     Muhterem Müminler!

 

Sağlıklı olmayan kişi, her işinde noksandır. İbadet­lerini bile tam yapamaz. Onun içindir ki Peygamberi­miz "Kuvvetli mü'min zayıf mü'minden hayırlı­dır." (2) buyurmuşlardır. Sağlık sadece hastalık ve ma­lûliyet hallerinin bulunmaması değil, insanın fizikî, ruhi ve sosyal bakımdan tam bir iyilik halidir. Bu iyi­liğe, mutluluğa ulaşmanın şartlarından biri de çevre sağlığına riayettir. Çevre sağlığını, Dünya Sağlık Teş-kilatı'nın bir uzman heyeti şu şekilde tarif etmiştir:

 

     "Çevre sağlığı, insan hayatının fizik çevresinde bu­lunan ve sağlığına zararlı tesir yapan veya yapabilecek bütün şartların ıslahıdır."(3) Buna göre yiyecek ve içe­cek maddelerinin sağlığa uygun olmasından tutun da, yaşadığımız evimizden, çalıştığımız iş yerinden, yürü­düğümüz sokak ve caddelerimizden, giydiğimiz elbi­seden, teneffüs ettiğimiz havaya varıncaya kadar, bun­ların hepsinin sağlığımıza elverişli olması gerekir. Bu­nun için de hem fert, hem de toplum olarak kendimize düşen görevleri iyi yapmalıyız. Bozuk gıda maddeleri üretilip satılmamalı, sokaklar, caddeler, çalıştığımız ve yaşadığımız yerler kirletilmemeli, her yere rasgele çöp atılmamalıdır. Kış günlerinde soba ve kaloriferler, fennin kabul ettiği şekilde yakılmak, hava kirlenmesi­ne meydan verilmemelidir. Gürültü ve pis kokularla etrafımız rahatsız edilmemelidir.