Görsel ve Yazılı Basınımızın çok değerli yönetici ve temsilcileri!
Trabzon İl müftülüğünün düzenlediği tanışma amaçlı toplantımıza hoşgeldiniz, diyor… Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bilindiği üzere iki (2) ay önce Trabzon İl Müftülüğü görevine başladım. Bu güne kadar Trabzon’umuzda İl Müftülüğü yapmış veya Din Hizmetinde bulunmuş olanlardan ölenlere Allah’tan rahmet, emekli veya halen görevde olanlara sağlık ve mutluluk diliyorum. 
Değerli Katılımcılar!
Trabzon; tarihi geçmişi olan, Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in Valilik taptığı, Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu en eski Vilayetlerimizden birisidir.
Trabzon’umuz; Cumhuriyet döneminde de çok önemli din Alimleri yetiştirmiştir.Bu gün bile Hafızlık yapan öğrenciler sıralamasında İstanbul’dan sonra ikici sırada yer almaktadır.
Değerli Basın mensupları!
Diyanet İşleri Başkanlığımız; Cumhuriyet döneminin en önemli Anayasal kurumlarından biridir.
Toplumumuzu Din konusunda aydınlatmak asli görevlerimizin başındadır. Halkımızın sağlıklı Din Bilgisine sahip olması gerektiğini Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle ifade eder; “Hepimiz eşitiz ve dinimizin hükümlerini eşit düzeyde öğrenmeye mecburuz. Her fert dinini, diyanetini, imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır. Orası da mekteptir.”
Bu gün dinimizin asli kaynaklarına uygun, bilimsel bir şekilde halkımıza sunulması her zamankinden daha çok önem arz etmektedir. Çünkü insan akıllı, hür, kendi menfaatini ön planda tutan ve de birlikte yaşamak mecburiyetinde olan bir varlıktır. Bir birine zarar vermeden, hayatını sürdürmesi fert ve toplum için çok önemlidir. Gelişen teknolojik imkanların toplumun zararına kullanılması önceden kestirilemeyen acı sonuçlar meydana getirmektedir.
İletişim araçlarının ulaştığı baş döndürücü gelişmeler; dünyamızı küçültmüştür. Bu gün dünyanın her hangi bir köşesinde cereyan eden bir olay anında bizlere, insanımıza ulaşmaktadır. Kültürler arası etkileşim kolaylaşmıştır. İnsanımızın sekülerist (dünyevileşme) bir anlayışa doğru sürüklenip, kutsal değerlerin törpülenmesi hepimizi düşündürmekte ve de endişelendirmektedir.
Milleti millet yapan temel değerlerimizden biri olan dinimizin; sağlıklı, asli kaynakları ile bağdaşan, bilimsel bir şekilde halkımıza sunulması ile toplumumuzda yaygın olan, dinin temel ölçüleriyle bağdaşmayan bid’at ve hurafelerin de önüne geçilmiş olacaktır. İnsanda iç disiplin, Allah’a hesap verme anlayışını canlı tutan kutsal değerler, toplumumuzda yaşadığımız olumsuzlukların asgariye inmesine yardımcı olacaktır.
Halk arasında genelde ibadetleri düzenli bir şekilde yerine getirenlere dindar insan olarak bakılmaktadır. Bir insanın yapması gereken bir takım ibadetleri yerine getirmesi önemlidir ancak arzu edilen kalitede bir dindarlık için yeterli değildir. Bir ibadet ki; kişiyi sözü- özü temiz bir hale getirmiyorsa, söylediği ile yaptığı birbirini tutmuyorsa, hastasından, yoksulundan, çaresizinden haberi yoksa böyle bir dindarlık meyvesiz ağaca benzer.
Kur’an ve Sünnet ışığında bilimsel bir yaklaşımla arzu edilen dindarlık; bilgiye dayalı, sosyal içerikli ve ahlak eksenli olmakla mümkündür. Din hizmeti sunan bizler; halkımıza sağlıklı, asli kaynakları ile örtüşen, bid’at ve hurafelerden uzak bir din bilgisini ulaştırmak istiyoruz.Bu konuda sizlerin desteğine ihtiyacımız vardır.
Camilerimizi müslümanın hayatının tam merkezinde görüyoruz. Ancak Dinin sosyal hayattan dışlanıp sadece camiye hapsedilemeyecek kadar da önemli olduğuna inanıyoruz. Camilerimiz sadece belli vakitlerde ibadet edilen mekanlar olarak değil, kütüphanesi, okuma salonu, teknoloji sınıfları, bayanlar için ibadet yeri, Kur2an öğrenme merkezi olan çok fonksiyonlu kutsal mekanlar olarak görüyoruz.
Camide ibadet edilir, ancak o ibadetin ruhu cami dışında yaşanır. Bu gün bize göre dünya Müslümanlarının en önemli problemlerinin başında kimlik bozulması gelmektedir. İnandığını söylediği dinini yaşamama, davranışlarına yansıtmama sorunu, güzel dinimizin beyaz çehresine kara lekeler düşürmektedir. “Temizlik imandandır” kutsal sözü önemlidir ama onun sokakta görülmesi çok daha önemlidir.
Bir toplumda insanlar birbirlerine Hz. Adem’in çocukları kardeşler olarak bakıyorsa, Kamu ve kul hakkı yemekten kanserden kaçar gibi kaçıyorsa, insanların gelip geçtiği yerden onları rahatsız edici şeyleri kaldırmayı dindarlığın gereği sayıyorsa, insanlar birbirlerinin elinden ve dilinden gelebilecek kötülüklerden güven içinde ise orada kaliteli bir dindarlıktan söz edilebilir.
Çok değerli basın mensupları!
Cami dışı din hizmetini benimsiyor ve önemsiyoruz. Sadece camiye geleni değil herkesi cemaatimiz olarak görüyor ve kucaklıyoruz. Bu amaçla şehit, gazi ve engelli vatandaşlarımızı evlerinde ziyaret etme projesini uygulamaya koyduk.
Camileri aynı zamanda eğitim kurumu gibi görüyoruz. 40 camide Cami derslerini başlattık. Din görevlisi değil Din gönüllüsü olmak istiyoruz. Din gönüllüsünün herkesten daha çok sosyal olması gerektiğini, güvenilir, davranışları herkese örnek olabilen, hastasıyla, yoksuluyla, ihtiyarıyla, genciyle ilgilenen, halkın eline değil gözüne bakan bir Gönül Adamı olmayı hedefliyoruz.
Sözlerimi bitirirken halkımıza sağlıklı, bilgiye dayalı,, hurafelerden uzak bir din bilgisini ve hizmetini ulaştırmak için sizlerden destek bekliyoruz. Özellikle mahalli televizyonlarımızın, haftanın belli günlerinde, kaliteli, seviyeli dini programlar için müftülüğümüze imkan tanımaları, zaman ayırmaları temennimizdir. Aynı zaman da bu bir toplumsal sorumluluktur.
Davetimize katıldığınız için hepinize teşekkür eder, daha güzel günlerde birlikte olmayı diler, saygılar sunarım.
Veysel ÇAKI
İl Müftüsü